Skip to main content

2026 CBAM Kesin Rejiminde Türk Çelik İhracatçılarının Yapması Gerekenler

24 April 20262 min read
2026 CBAM Kesin Rejiminde Türk Çelik İhracatçılarının Yapması Gerekenler
İçindekiler

2026 CBAM Kesin Rejiminde Türk Çelik İhracatçılarının Yapması Gerekenler

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), 1 Ocak 2026 itibarıyla geçiş döneminin ardından mali yükümlülüklerin başladığı ana döneme giriyor. Bu tarihten sonra Türk üreticiler için doğrulanmış emisyon verisi sunma zorunluluğu başlarken, Avrupalı ithalatçılar da ihraç edilen ürünler adına karbon sertifikası satın almakla yükümlü hale geliyor. AB’nin, Türkiye’nin toplam çelik ihracatında en büyük paya sahip pazar konumunda olduğu düşünüldüğünde, yeni dönemin sektöre etkisi oldukça ciddi olacak.

Kesin Rejim Ne Anlama Geliyor?

Geçiş döneminde ihracatçılardan yalnızca gömülü emisyonlarını raporlaması istendi. Ancak kesin rejimle birlikte tablo değişiyor. Artık her ton ürüne karşılık gelen karbon emisyonu için AB’deki ithalatçı tarafından CBAM sertifikası satın alınması gerekecek. Sertifika fiyatı da AB Emisyon Ticaret Sistemi’ndeki (ETS) haftalık ortalama karbon fiyatına göre belirlenecek.

Hukuki yükümlülük ithalatçıda olsa da maliyetin Türk üreticiyi dolaylı yoldan etkileyeceği açık. Avrupalı alıcılar, sertifika bedelini ticari pazarlıklarda üreticinin fiyatından düşmek isteyecek. Dolayısıyla üretimdeki karbon yoğunluğu ne kadar yüksekse, AB pazarındaki rekabet gücü de o oranda zayıflayacak. Bu noktada yüksek fırın teknolojisiyle çalışan entegre tesisler, elektrik ark ocaklı üreticilere kıyasla daha dezavantajlı bir konumda olacak. Türkiye’deki üretimin büyük bölümünün ark ocaklı tesislerde yapılması ise sektör adına önemli bir yapısal avantaj.

Öncelikli Adımlar

Karbon ayak izi ölçümü ve doğrulama. İhracatçıların atması gereken ilk adım, tesis bazında emisyon hesaplamalarını AB’nin kabul ettiği metodolojiye göre yapmak ve bu veriyi Avrupalı alıcıya eksiksiz sunmak. Gerçek emisyon verileri paylaşılmadığında AB’nin atadığı varsayılan değerler devreye giriyor ve bu değerler çoğu zaman üreticinin gerçek performansından çok daha yüksek çıkıyor. Akredite bir doğrulayıcıyla çalışmak, gereksiz maliyetin önüne geçmenin en sağlam yolu.

Veri yönetim altyapısının kurulması. CBAM beyannamesi için ürün bazlı, tesis bazlı ve süreç bazlı detaylı veri gerekiyor. Pek çok firmanın mevcut ERP sistemleri bu detayı karşılayamıyor. Dolayısıyla dijital altyapının CBAM uyumlu hale getirilmesi artık ertelenebilecek bir konu değil.

Düşük karbonlu üretime yatırım. Hidrojen bazlı indirgeme, yeşil elektrik tedariki, hurda kullanım oranının artırılması ve karbon yakalama teknolojileri orta vadede maliyet avantajı sağlayacak. Avrupa’daki rakipler bu dönüşümü hızla hayata geçiriyor; geride kalmanın bedeli sadece pazar payı değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik notu üzerinden finansmana erişim de olacak.

Türkiye’deki ETS gelişmelerinin takibi. Türkiye de kendi Emisyon Ticaret Sistemi’ni kurma yolunda ilerliyor. CBAM Tüzüğü’nün 9. maddesi uyarınca, yurt içinde ödenen karbon bedeli AB’deki CBAM yükümlülüğünden mahsup edilebilecek. Bu nedenle ulusal mevzuattaki gelişmeleri yakından izlemek ve öngörülebilir bir karbon fiyatlamasına hazırlıklı olmak büyük önem taşıyor.

Sözleşme ve Fiyatlama Stratejisi

Alıcıyla yapılan sözleşmelerde CBAM maliyetinin nasıl paylaşılacağı mutlaka açık biçimde belirlenmeli. Özellikle uzun vadeli anlaşmalarda karbon fiyatının dalgalanması, beklenmedik kayıplara yol açabiliyor. İhracatçılar, fiyat formülünü CBAM bileşenine göre güncellemeli ve riski dengeli biçimde paylaştıran bir yapı kurmalı. Bu konu, Avrupalı hukuk ve danışmanlık firmalarının da şu an masaya yatırdığı en kritik başlıklardan biri.

Sonuç

2026, Türk çelik sektörü için bir milat. Kesin rejim; uyumu ihmal edenleri pazardan çıkarırken, erken hareket edenlere rekabet avantajı sunacak. Karbon yoğunluğunu azaltan, verisini şeffaf biçimde sunan ve sözleşmelerini yeni döneme göre uyarlayan firmalar, AB pazarındaki yerini koruyacak. Diğerleri için ise kapının giderek daraldığını söylemek yanlış olmaz.